Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bu zor zamanlar eski zor zamanlardan değil yeğenim..

Son zamanlarda etrafımda sıklıkla genel gidişattan yakınmaları ve hatta gelecek hakkındaki endişeleri duymaya başladım.Bu serzenişlerin türk halkının genlerine işlemiş "hayatın tadını çıkaramama" homurdanmaları olduğunu,bunun neredeyse DNA'mıza işlemiş gelişememiş ülke olmamızdan kaynaklandığını,hatta bunun 50-60 yıldır var olduğunu söyleyebilirsiniz.Benzer olduğu doğrudur.Ancak 2 konuda güdülenmiş bir yanlış düşünce olduğu kanaatindeyim. İlki bu toplumsal çürüme -ki bunu ilişkiler vb kısıtlı anlamda söylemiyorum- diğer tüm çözümleri imkansız kılmış durumda.kısaca örneklendirirsek toplumda yanlış da olsa bir avantaj sağlayacak bir fırsat olduğunda mutlaka bu çürümüşlüğe bir rağbet oluyor.Bu avamlığı ya doğuştan itibaren etik değerle yetişmemiş bir nesil doğal bir hak olarak görüyor yada bu güruh keşfedemez ise bu davranışın yanlış olduğunu bilmesine rağmen ben yapmasam bu boşluk illa doldurulur ve mağdur olurum düşüncesiyle hareket edenler yapıyor.hangimi...
En son yayınlar
Aşağıda 98 Asya krizinin öncesi,oluşumu ve sonrası ile ilgili bir bankanın bilgi notu bulunuyor. Size de adım adım aynı sonuca gidiliyormuş gibi gelmiyor mu? Asya Krizi Basit Tanım 1997 yılının Temmuz ayında Tayland'da başlayarak bir domino etkisi ile tüm Asya'ı sarmış ve Güneydoğu Asya krizi adını almıştır. Bu krizin en önemli özelliği bir ülkede başlayarak kısa sürede aynı anda bir çok Asya ülkesinde görülmesi ve bölgesel bir krizi haline dönüşmesidir. Aynı zamanda analoji (bulaşıcılık) etkisinin de etkisininde görüldüğü ilk krizdir. Arttıçıları uzun süre sürmüş ve krizin etkileriyle 1998 yılında Rusya ve 1999 Yılında Brezilya ekonomik ve finansal krize girmiştir. Detay Krizin çıkma sebebi ile ilgili bir çok araştırma yapılmış ama özellikle küreselleşme nedeniyle artan dinamik uluslarası ticaret ve mali sistemin, kötü yönetilen yerel mali kurumların çatışması üzerinde durulmuştur. IMF bu krizi dört temel başlık üzerinde özetlemektedir. Ülkeye gelen...